Düşmez yere hâşâ, o bizim bayrağımızdır, Bir fecr olarak doÄŸmadadır her dağımızdan. Ay yıldız o mazideki bir süstür, emin ol, Atîde güneÅŸler doÄŸacak bayrağımızdan. Altında yatarken de bizimdir yerin üstü, Bir kal’a olur toprağımız vecde gelir de; DaÄŸlar, kayalar göğsümüz üstünde tepinse, Düşmanları biz ram ederiz kan kesilir de. Deryaları kan, taÅŸları bitmez kemik olsa, [...]
Bir çığ olduk koptuk Orta Asya’dan, Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için… CoÅŸtukça kaynadı, damarlarda kan, Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için… Irmaklar misâli coÅŸup, taÅŸmışız, Küheylanla Altaylar’dan aÅŸmışız. Zaferlerden zaferlere koÅŸmuÅŸuz, Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için… Åžehit dolu toprağımız, taşımız, EÄŸilmedi, eÄŸilemez başımız. Ezelden ebede sürer koÅŸumuz, Bu ülkü, bu [...]
Öğretmenim bir iz bırak Coşsun kalpler vatan diye Gelin sevgi ağı kurak Coşsun kalpler vatan diye Öğretmenim göster yollar Çiçek açsın kuru dallar Hizmet için bütün kollar Taşsın kalpler vatan diye Gönderiyor baba ana Öğretmenim kana kana İlim irfan öğret bana Pişsin kalpler vatan diye Öğretmenim işle beni Nakış nakış ilim yeni Vatan millet sevgisini [...]
(Millî Marş güftesi için yazılmıştır) O kadar dolu ki toprağın şanla, Bir değil sanki bin vatan gibisin, Yüce dağlarına çöken dumanla, Göklerde yazılı destan gibisin. Hep böyîe bulutlar içinde başın, Hilâli kucaklar her vatandaşın. Geçse de asırlar, tazedir başın, O kadar levendsin, fidan gibisin. Çiçeksin, bayılır kuşlar kokundan, Her dalın bir yay ki zümrüt okundan. [...]
Bu vatan, toprağın kara baÄŸrında SıradaÄŸlar gibi duranlarındır; Bir tarih boyunca, onun uÄŸrunda Kendini tarihe verenlerindir… TutuÅŸup: kül olan ocaklarından, Åžahlanıp: köpüren ırmaklarından, Hudutlarda gaza bayraklarından, Alnına ışıklar vuranlarındır… Ardına bakmadan yollara düşen, ÅžimÅŸek gibi çakan, sel gibi coÅŸan, Huduttan hududa yol bulup koÅŸan, Cepheden cepheyi soranlarındır… İleri atılıp sellercesine, Göğsünden vurulup tam ercesine, Bir [...]