<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eyvatan.Com vatan Millet Siir Sozler &#187; Eyvatan</title>
	<atom:link href="http://www.eyvatan.com/millet/eyvatan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.eyvatan.com</link>
	<description>Vatan Millet Sakarya</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Nov 2011 22:38:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Milli egitim bakanligi MEB yeniden Yapilandirildi</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/milli-egitim-bakanligi-meb-yeniden-yapilandirildi/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/milli-egitim-bakanligi-meb-yeniden-yapilandirildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Nov 2011 22:38:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>
		<category><![CDATA[atama]]></category>
		<category><![CDATA[meb]]></category>
		<category><![CDATA[meb atama 2011]]></category>
		<category><![CDATA[meb değişiklikler]]></category>
		<category><![CDATA[meb.gov.tr]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yapılandırma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığını (MEB) yeniden yapılandıran “Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kararname, MEB’in görevleri, hizmet birimleri ve Bakanlık personelinin atamalarına ilişkin hükümler içeriyor. Kararnamenin, Bakanlığın görevlerini düzenleyen maddesine göre, MEB, okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.eyvatan.com/wp-content/meb.jpg"><img src="http://www.eyvatan.com/wp-content/meb.jpg" alt="" title="meb" width="250" height="150" class="alignleft size-full wp-image-480" /></a><br />
<strong>Milli Eğitim Bakanlığını (MEB) yeniden yapılandıran “Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Kararname, MEB’in görevleri, hizmet birimleri ve Bakanlık personelinin atamalarına ilişkin hükümler içeriyor.</strong></p>
<p>Kararnamenin, Bakanlığın görevlerini düzenleyen maddesine göre, MEB, okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programları tasarlayacak, uygulayacak, güncelleyecek ve öğretmenlerle öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürüterek, denetleyecek.<br />
<span id="more-479"></span><br />
Kararnamede, Bakanlık teşkilatının en üst amiri olan Milli Eğitim Bakanı’nın, Bakanlık icraatından ve emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden Başbakan’a karşı sorumlu olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Daha önceki yasal düzenlemeye göre, Bakanlığın 7 olan müsteşar yardımcısı sayısı 5′e indiriliyor.</p>
<p>Kanun hükmünde kararnameyle Bakanlığın birimlerine ilişkin yeni düzenleme de yapıldı. Buna göre, birimler “Hizmet Birimleri” adı altında toplandı. “Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü” ile “İlköğretim Genel Müdürlüğü” birleştirilerek “Temel Eğitim Genel Müdürlüğü” adını aldı. Mesleki eğitimle ilgili genel müdürlüklerin de “Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü” olarak hizmet vermesi kararlaştırıldı.</p>
<p>Düzenlemeyle zorunlu eğitim dışında, eğitim ve öğretimi hayat boyu devam edecek şekilde yaygınlaştırmak amacıyla politikalar oluşturmak, bunları uygulamak, izlemek ve değerlendirmek üzere “Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü” oluşturuldu. “Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü”nün adı “Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü”, “Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü”nün adı ise “Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü” olarak değiştirildi.<br />
Bakanlığın görev alanına giren konularda Bakanlık personeline, Bakanlık okul ve kurumlarına, özel öğretim kurumlarına ve gerçek ve tüzel kişilere plan ve programlar oluşturarak rehberlik etmek, Bakanlık tarafından veya Bakanlığın denetiminde sunulan hizmetlerin kontrol ve denetimini yapmak, süreç ve sonuçlarını mevzuata, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek, kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek üzere “Rehberlik ve Denetim Başkanlığı” kuruldu. Başkanlık, Bakanlık teşkilatı ile Bakanlığın denetimi altındaki her türlü kuruluşun faaliyet ve işlemlerine ilişkin olarak, usulsüzlükleri önleyici, eğitici ve rehberlik yaklaşımını ön plana çıkaran bir anlayışla, Bakanlığın görev ve yetkileri çerçevesinde denetim, inceleme ve soruşturmalar yapacak.</p>
<p>“İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü” adıyla oluşturulan hizmet birimi de Bakanlığın insan gücü politikası ve planlamasıyla insan kaynakları sisteminin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapacak. Genel Müdürlük, Bakanlık personelinin atama, nakil, terfi, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yürütürken, öğretmenler dışındaki personel için de eğitim planı hazırlayarak uygulanmasını sağlayacak.</p>
<p>“Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü” ise ilgili kanun çerçevesinde kiralama ve satın alma işlerini yürütecek, temizlik, güvenlik, aydınlatma, ısınma, onarım, taşıma ve benzeri hizmetleri yapacak veya yaptıracak. Birimin görevleri arasında ders kitaplarını, kaynak ve yardımcı eğitim dokümanlarını, ders ve laboratuvar araç ve gereçleriyle basılı eğitim malzemelerini, makine, teçhizat ve donatım ihtiyaçlarını temin etmek de yer alıyor.</p>
<p>Bakanlık projelerinin Bakanlık bilişim altyapısına uygun olarak tasarlanmasını ve uygulanmasını sağlamak, teknolojik gelişmeleri takip etmek, bilgi güvenliği ve güvenilirliği konusunun gerektirdiği önlemleri almak, politikaları ve ilkeleri belirlemek ve kamu bilişim standartlarına uygun çözümler üretmek üzere “Bilgi İşlem Grup Başkanlığı” oluşturuldu. Bakanlığın internet sayfaları, elektronik imza ve elektronik belge uygulamalarıyla ilgili teknik çalışmaları da başkanlık yürütecek.</p>
<p>“İnşaat ve Emlak Grup Başkanlığı” ise okul ve kurum binaları dahil taşınmazlara ilişkin her türlü satım, yapma, yaptırma, bakım, onarım ve tadilat işlerini, bunlara ait kontrol, koordinasyon ve mimari proje çalışmalarını, kamulaştırma işlerini yürütmek ve Bakanlığa ait arsa, bina ve tesisleri, ilgili birimlerle koordine ederek, imar durumu ve uygunluğu yönünden incelemek, ihtiyaçlarını tespit etmek ve programlamakla görevli olacak.</p>
<p>“Ortaöğretim Genel Müdürlüğü”, “Din Öğretimi Genel Müdürlüğü”, “Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü”, “Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü”, “Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü”, “Strateji Geliştirme Başkanlığı”, “Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği” ve “Özel Kalem Müdürlüğü” de Bakanlığın diğer hizmet birimleri olarak sıralandı.</p>
<p>MÜSTEŞAR SÖZLEŞMELİ ÇALIŞTIRILABİLECEK</p>
<p>Kararnamenin, “Sözleşmeli personel ve ek ödeme” başlıklı maddesine göre, Bakanlık merkez teşkilatında, Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve Üyesi, Genel Müdür, Rehberlik ve Denetim Başkanı, Strateji Geliştirme Başkanı, Bakanlık Müşaviri, I. Hukuk Müşaviri, Grup Başkanı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, Özel Kalem Müdürü, Milli Eğitim Uzmanı, Hukuk Müşaviri ve Milli Eğitim Uzman Yardımcısı kadrolarına atananlar, kadroları karşılık gösterilmek suretiyle 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu şekilde çalıştırılacak personele, kararnamenin ekindeki cetvelde unvanlar itibarıyla yer alan taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere Bakanın onayıyla belirlenecek tutarda aylık brüt sözleşme ücreti ödenecek.</p>
<p>ATAMALAR</p>
<p>Kararnamedeki atamalarla ilişkin düzenlemeye göre de öğretmenlerin atamaları Bakanlıkça il/ilçe emrine veya doğrudan eğitim kurumuna yapılacak. Bakanlıkça il/ilçe emrine atama yapılması halinde öğretmenlerin atandıkları ildeki görev yerleri, hizmet puanları ve yeterlikleri dikkate alınarak il milli eğitim müdürünün teklifine göre valilerce belirlenecek.</p>
<p>İl milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, okul ve kurum müdürü olarak görev yapanların yer değiştirmeleri, hizmet süreleri, performans ve yeterlikleri dikkate alınarak bölge hizmeti ve rotasyon esasına göre yapılacak. Bunların yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.</p>
<p>Okul ve kurum müdürleri, yazılı ve/veya sözlü olarak yapılacak okul veya kurum müdürlüğü sınavında başarılı olmak kaydıyla hizmet süreleri, performans ve yeterlikleri dikkate alınarak il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine vali tarafından atanacak.</p>
<p>Öte yandan kararnameyle 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nda yer alan “İlköğretim Müfettişleri ve Müfettiş Yardımcıları” ibaresi “Milli Eğitim Denetçileri ve Milli Eğitim Denetçi Yardımcıları ile İl Eğitim Denetmenleri ve İl Eğitim Denetmen Yardımcıları” şeklinde değiştirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/milli-egitim-bakanligi-meb-yeniden-yapilandirildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google Caffeine Nedir</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/google-caffeine-nedir/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/google-caffeine-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 16:04:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>
		<category><![CDATA[google caffeine]]></category>
		<category><![CDATA[google caffeine nedir]]></category>
		<category><![CDATA[google indexlenme]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[Bugünkü webmaster kategorimize Seo ve Sözlük alanına girecek olan bilgi paylaşımında bulunacağız.Konumuz google caffeine. Google caffeine ile güncel konular daha üst plana çıkarılarak sıralama da öncelik tanınacak ve de sitedeki ve geçmiş yazılardaki ufak güncellemeler arşivdeki yazılara google gözünde can verecektir.Google caffeine ile google indexlenme ve sunum açısından değişikliğe giderek %50 oranında bir yenilik yapmıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bugünkü webmaster kategorimize Seo ve Sözlük alanına girecek olan bilgi paylaşımında bulunacağız.Konumuz google caffeine.</p>
<p>Google caffeine ile güncel konular daha üst plana çıkarılarak sıralama da öncelik tanınacak ve de sitedeki ve geçmiş yazılardaki ufak güncellemeler arşivdeki yazılara google gözünde can verecektir.Google caffeine ile google indexlenme ve sunum açısından değişikliğe giderek %50 oranında bir yenilik yapmıştır.</strong><br />
<a href="http://www.eyvatan.com/wp-content/google.jpg"><img src="http://www.eyvatan.com/wp-content/google.jpg" alt="" title="google" width="350" height="321" class="alignleft size-full wp-image-467" /></a><br />
Sosyal medyanın etkisini direk arama sonuçlarına yansıtan google caffeine,facebook ve twitter gibi sosyal medya enstrümanlarını büyük ölçüde dikkate alacak,bu şekilde sitelerin sosyal alanda rekabetine de sebep olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/google-caffeine-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nutuk</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/nutuk/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/nutuk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 10:58:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>
		<category><![CDATA[Atamizin Nutku]]></category>
		<category><![CDATA[Ataturk Nutku]]></category>
		<category><![CDATA[nutku]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=299</guid>
		<description><![CDATA[NUTUK Türk Milleti! Kurtuluş Savaşına başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun! Bu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim. Yurttaşlarım! Az zamanda çok işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>NUTUK</p>
<p>Türk Milleti!</p>
<p>Kurtuluş Savaşına başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır.</p>
<p>Kutlu olsun!</p>
<p>Bu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.</p>
<p>Yurttaşlarım!</p>
<p>Az zamanda çok işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.</p>
<p>Bundaki muvaffakiyeti, Türk Milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz.<br />
<span id="more-299"></span><br />
Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz, Çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.</p>
<p>Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasir medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.</p>
<p>Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır;Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.</p>
<p>Şunu da ehemmiyetle tebaruz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fitri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkisaf ettirmek milli ülkümüzdür.</p>
<p>Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette, hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.</p>
<p>Büyük Türk milleti!</p>
<p>On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden sözlerimi işitin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadın sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.</p>
<p>Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkisafı ile, batının yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.</p>
<p>Türk milleti!</p>
<p>Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.</p>
<p>Ne Mutlu Türküm Diyene!</p>
<p>Ankara, 29 Ekim 1933</p>
<p>Mustafa Kemal ATATÜRK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/nutuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mete efsanesi</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/mete-efsanesi/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/mete-efsanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 10:47:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>
		<category><![CDATA[efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hun]]></category>
		<category><![CDATA[Mete]]></category>
		<category><![CDATA[Mete efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaasya halkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[METE EFSANESİ &#8220;Eşimi, atımı verdim, çünkü benimdir!&#8221; &#8220;Toprak verilemez, çünkü devletindir!&#8221; METE 1. METE&#8217;NİN GENÇLİĞİ OĞUZ-HAN&#8217;INKİNE BENZİYORDU &#8220;Büyük Hun İmparatoru Mete&#8217;nin bir efsane halinde anlatılan gençliği, Oğuz-Han&#8217;ın hayatına benzetilmişti&#8221; : Mitoloji, tarih değildir. Zaten tarihte olmuş olaylar mitolojinin konusu içine giremezler. Bunlar daha çok, destan sayılırlar. Bir hadisenin mitoloji olabilmesi için, herşeyden önce kahramanının, tarihteki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>METE EFSANESİ</p>
<p>&#8220;Eşimi, atımı verdim, çünkü benimdir!&#8221;<br />
&#8220;Toprak verilemez, çünkü devletindir!&#8221;</p>
<p>METE<br />
1. METE&#8217;NİN GENÇLİĞİ OĞUZ-HAN&#8217;INKİNE BENZİYORDU<br />
&#8220;Büyük Hun İmparatoru Mete&#8217;nin bir efsane halinde anlatılan gençliği, Oğuz-Han&#8217;ın hayatına benzetilmişti&#8221; :<br />
Mitoloji, tarih değildir. Zaten tarihte olmuş olaylar mitolojinin konusu içine giremezler. Bunlar daha çok, destan sayılırlar. Bir hadisenin mitoloji olabilmesi için, herşeyden önce kahramanının, tarihteki yerinin silinmiş ve unutulmuş olması gerekir. Oğuz Kağan, müslüman olan Türklere göre, babası Kara Han&#8217;ı öldürmüş ve onun yerine geçmişti. Zamanımızdan 200 sene önce büyük bir Türk Tarihi yazmış olan bir Fransız bilgini, Oğuz Han&#8217;ın Mete olabileceğini söylemiş ve ikisi arasında da bir bağ görmüştü. Bu Fransız bilgininin görüşü, büsbütün de yanlış değildi.&#8221; Çünkü Mete de, Oğuz-Han gibi babasını öldürmüş ve onun yerine, hükümdar olmuştu.&#8221;Çin Tarihleri, Mete ile babası arasındaki savaşlar, bir tarih olayı hadisesi gibi anlatıyorlardı. Ama önemli olan nokta, Mete&#8217;nin hayatının gençlik çağlarının da, bir efsane olup olmadığı idi. Mete&#8217;nin daha sonraki hayatı ve savaşları hakkında, epey şeyler biliyoruz. Tarih kaynaklarından kronolojik olarak kesin bir şekilde verilen bu bilgiler, tarihin ve gerçeğin ta kendileri idiler. Ama bütün tarih boyunca, büyük hükümdarlarla olduğu gibi, Mete&#8217;nin hayatının da gençlik çağları, karanlık kalmakta ve bir nevi mitolojiye bürünmüş olarak anlatılmaktadır. Büyük hükümdarların, hemen hemen hepsinin de gençlik çağları, bir mitoloji perdesi arkasında gizlenmiş ve bu devreler, romantik bir şekilde anlatılmıştı. Çinliler, Mete&#8217;den sonra Hun&#8217;ları ve Ortaasya halklarını, birçok savaş ve temaslar sonunda, çok iyi bir şekilde tanıyabilmişlerdi. Fakat Mete&#8217;den önce, Çin kaynaklarında Ortaasya hakkında anlatılan bilgiler, çok karanlıktı. Çinliler bu çağda öyle ki, kendi sınırlarının dışındaki bölgelerden bile haberleri yoktu. Zaten Mete&#8217;nin hayatını anlatmağa başlayan Çin tarihleri, üslûp bakımından da mitolojik ve hikâyemsi bir dille konuşuyorlardı. Çin tarihinin üslûbu çok kuru, fakat kronolojik ve kesindi. Zaten bu bilgilerin çoğu, imparatora gelen raporlarla, Çin sarayından çıkan fermanların, kopyalarından başka bir şey değil idiler. Halbuki Mete&#8217;nin hayatından Çin tarihleri, âdeta bir Çin romanı gibi söz açıyorlardı.<br />
<span id="more-281"></span><br />
&#8220;Çin tarihlerinin verdikleri yarım mitolojik bilgilere göre Mete, Oğuz-Han gibi kendi babasını öldürmüştü&#8221;:<br />
Ortaasya&#8217;da Tuman adlı bir Hun reisi varmış. Bu reisin de Mete adlı büyük bir oğlu bulunuyormuş. Gerek babasının ve gerekse oğlunun adları, Çin tarihlerinde, zaten, Çin işaretleri ile yazılıyordu. İkiyüz sene önce bu işaretler, Mete şeklinde okunmuş ve bizim tarihçilerimiz de bu adı; Mete olarak yazmışlar ve Türkiye&#8217;ye yaymışlardı. Bugün Türkiye&#8217;mizde, bu büyük Hun İmparatorunu, &#8220;Mete&#8221; adı ile tanıyoruz. Birçok kimseler de bu adı, maalesef 200 sene önce okunan, böyle yanlış bir okunuşla, kendi adları olarak tanımaktadırlar. Aslında ise bu Çince işaretleri, &#8220;Mao-dun&#8221; şeklinde okumak gerekiyordu. Kendi hususî metodlarımıza göre, Mete&#8217;nin Türkçe adının herhalde &#8220;Bahadır&#8221; dan başka bir şey olmaması gerekiyordu. Ama ne yapalım ki, bugün Türkiye&#8217;miz de bu büyük Hun hükümdarı, Mete adı ile tanınmış ve öyle yayılmıştır. Mete hakkındaki Çin kaynaklarında okuduğumuz bu efsanemsi olaylar özet olarak şöyledir:</p>
<p>METE&#8217;NIN GENÇLIK EFSANESI<br />
Üçüncü yüzyildi tam, çok önceydi Isa&#8217;dan,<br />
Bir firtina kopmustu, tasmisti Iç Asya&#8217;dan!<br />
Sonsuz at sürüleri, yerleri inletmisti.<br />
Kurdumsu türküleri, gökleri çinlatmisti!<br />
Atlilar gelmislerdi, ordular biçmislerdi,<br />
Volga, Sari nehirden, kanip, su içmislerdi!<br />
Tarihten ugultular, bir millet var diyordu!<br />
Yazili dogrultular, bir devlet var, diyordu!<br />
Hunlarin ilindeydi, Iç Asya ilindeydi,<br />
Hun reisi Tuman-Han, herkesin dilindeydi!<br />
Bayragi direkteydi, büyük oglu Mete&#8217;ydi,<br />
Diger bütün komsular, henüz birer çeteydi.<br />
Tuman-Han da kanarmis, insanogluymuy bu ya!<br />
Bir cariye hep dermis: &#8220;Bu Mete ölsün!&#8221; Diye.<br />
Tuman fakat korkarmis, kadina da tapirmis,<br />
Bir bahane ararmis, çünkü bir &#8220;Töre&#8221; varmis!<br />
Soyuna bakarlarmis, tek kadin alirlarmis,<br />
Sonraki hatunlarsa, mir&#8217;ssiz kalirlarmis.<br />
Tuman oglunu vermis rehin Yüeçi&#8217;lere<br />
Sonra da hücum etmis, sormamis elçileri.<br />
Yüe-çi&#8217;ler varmislar, Mete&#8217;yi aramislar,<br />
Mete çoktan kaçmismis, yollari taramislar.<br />
Tuman oglunu görmüs, akli basina dönmüs,<br />
Senlik dügün yaptirmis, güya çok mes&#8217;ut günmüs.<br />
Mete&#8217;ye tümen vermis, eline ferman vermis,<br />
Mete&#8217;nin disiplini, Dünyaya hep san vermis!<br />
Asker Tanri sanirmis, hep Mete&#8217;ye taparmis,<br />
Ondan ne buyruk gelse, düsünmeden yaparmis.<br />
Orduyu toplamismis, atini oklamismis,<br />
Tümen disiplinini, böylece yoklamismis.<br />
Askerler ok atmismis, atlar yere yatmismis,<br />
Atina kiymayanin, kani yere akmismis!<br />
Bir defa senlik yapmis, aileler toplanmis,<br />
Ok atmis karisina, bütün esler oklanmis!<br />
Biraz nefes alanlar, azicik geç kalanlar,<br />
Kiliçtan geçirilmis, görülmemis kaçanlar!<br />
Avlara gidilirmis, senlikler düzülürmüs,<br />
Gelen ordular ile, hayvanlar sürülürmüs.<br />
Tuman-Han ava gitmis, Mete&#8217;ye de gel demis,<br />
Kurdu Mete avlamis, Tuman&#8217;sa keklik yemis!<br />
Avda bir ok uçmusmus, Tuman-Han&#8217;a gelmismis!<br />
Gerçi derler ilk oku, Mete atmisti, çogu,<br />
Mete&#8217;nin tümeni de, bu hedefi delmismis!<br />
Oguz&#8217;un babasiysa, yemisti &#8220;Tanri oku&#8221;!<br />
Bu bir efsane idi, ok bir bahane idi,<br />
Töre&#8217;yi bozan Tuman, tam bir divane idi!</p>
<p>Çin tarihlerinde, Mete&#8217;nin babasını öldürüşü ile ilgili olay, böyle anlatılıyordu. &#8220;Zaten olayların anlatılışından da, bunun bir mitoloji olduğu, açık olarak görülüyordu.&#8221; Öyle anlaşılıyor ki bu çağda, Hunlar arasında da, buna benzer efsaneler yok değildi. Mete gibi büyük bir hükümdarın ortaya çıkışı, bütün Ortaasya&#8217;yı hakimiyeti altına alışı ve ayrıca komşularını da büyük bir dehşet saçısı sebebi ile, Ortaasya&#8217;nın eski mitoloji kahramanlarının hususiyetleri, Mete&#8217;ye yakıştırılmış ve onun faaliyetlerine uydurulmuştu.</p>
<p>2. &#8220;TÖRE&#8221;Yİ BABA BİLE BOZSA, ÖLMELİYDİ<br />
&#8220;Dünya mitolojilerinde &#8220;Baba öldürme&#8221; olayı, erkek çocukların şuur altlarında saklı hislerin, masallardaki birer görüntüleri halinde kabul ediliyorlardı&#8221;:<br />
Aslında ise, &#8220;Babalarını öldüren çocuk efsaneleri&#8221;, insanlığın hayalinde yaşamış, çok eski şuuraltı &#8216;kisleri idiler. Yunanistan&#8217;da da &#8220;Kral Ödip&#8221;, babasını öldürmüştü. Tabiî olarak, Türk efsanelerinden haberleri olmayan, Sigmond Freud gibi büyük ruh doktorları, kral Ödip&#8217;le ilgili efsaneyi de açıklamaktan geri kalmamışlar ve hatta şuuraltı görüntülerine göre, birçok tedavi şekilleri bile bulmuşlardı. Bizim eski &#8220;Rüya Tabirn&#8217;meleri&#8221; mizde de, bu gibi hislerin açıklanmasına yer verilmiştir. Çünkü onlara göre, erkek çocuğun rüyasında, yeni cemiyetin yasak ettiği bir işe şuuraltında girişmiş olması anormal değildi. Tabiî olarak bu konuları Freud, birazda mubal&#8217;ğa etmiş ve büyütmüştü. Ama kendisi, büyük bir ruh doktoru idi. Bu teşhis yolu ile, birçok erkek çocuklarını da tedavi edip, iyileştirmişti. İşte, böyle, cemiyetin yasak ettiği; fakat şuurlatında toplanan istekler ile hisler, kendilerine masallarda gösteriyorlar ve bir mitoloji motifi haline giriyorlardı. Zaten, insaların ulaşamayacakları şeylerin pek çoğu, masallarda olmuş gibi anlatılıyorlardı. Türklerin, Mete ve Oğuz Han efsanelerinin, ne zaman meydana geldiklerini söylemenin, elbetteki imkânı yoktur. Ama öyle anlaşılıyor ki bunlar, tarihten çok önceki çağlarda, belki de insanlığın, henüz daha insanlıklarını bilmediği devirlerde, hissedilmiş ve duyulmuş hayallerden başka bir şey değil idiler. Yukarıdaki açıklamaları yapmakla,&#8221;Oğuz Kağan Destanı&#8221; nın, kesin olarak Freud&#8217;un nazariyesine göre düzenlenmiş olduğunu, söylemek istemiyoruz. Ama Türk Mitolojisine benzer, daha başka mitolojiler de vardır. Bu motifler, Avrupalı&#8217;lar tarafından yüzyıllar boyunca işlenmiş ve bir açıklanma yoluna doğru gidilmiştir. Türk Mitolojisi ise, hiç el atılmamış, üzerinde düşünülmemiş ve hatta birçoklarımızın, varlığına bile inanmadığımız bir konudur. Bunun içindir ki, bizden önce söylenmiş ve görülmüş gerçekleri de gözönünde tutarak, kendimize bir metod ve ışık aramak zorundayız.&#8221;, insanlığın hayalinde yaşamış, çok eski şuuraltı &#8216;kisleri idiler. Yunanistan&#8217;da da &#8220;Kral Ödip&#8221;, babasını öldürmüştü. Tabiî olarak, Türk efsanelerinden haberleri olmayan, Sigmond Freud gibi büyük ruh doktorları, kral Ödip&#8217;le ilgili efsaneyi de açıklamaktan geri kalmamışlar ve hatta şuuraltı görüntülerine göre, birçok tedavi şekilleri bile bulmuşlardı. Bizim eski &#8220;Rüya Tabirn&#8217;meleri&#8221; mizde de, bu gibi hislerin açıklanmasına yer verilmiştir. Çünkü onlara göre, erkek çocuğun rüyasında, yeni cemiyetin yasak ettiği bir işe şuuraltında girişmiş olması anormal değildi. Tabiî olarak bu konuları Freud, birazda mubal&#8217;ğa etmiş ve büyütmüştü. Ama kendisi, büyük bir ruh doktoru idi. Bu teşhis yolu ile, birçok erkek çocuklarını da tedavi edip, iyileştirmişti. İşte, böyle, cemiyetin yasak ettiği; fakat şuurlatında toplanan istekler ile hisler, kendilerine masallarda gösteriyorlar ve bir mitoloji motifi haline giriyorlardı. Zaten, insaların ulaşamayacakları şeylerin pek çoğu, masallarda olmuş gibi anlatılıyorlardı. Türklerin, Mete ve Oğuz Han efsanelerinin, ne zaman meydana geldiklerini söylemenin, elbetteki imkânı yoktur. Ama öyle anlaşılıyor ki bunlar, tarihten çok önceki çağlarda, belki de insanlığın, henüz daha insanlıklarını bilmediği devirlerde, hissedilmiş ve duyulmuş hayallerden başka bir şey değil idiler. Yukarıdaki açıklamaları yapmakla,&#8221;Oğuz Kağan Destanı&#8221; nın, kesin olarak Freud&#8217;un nazariyesine göre düzenlenmiş olduğunu, söylemek istemiyoruz. Ama Türk Mitolojisine benzer, daha başka mitolojiler de vardır. Bu motifler, Avrupalı&#8217;lar tarafından yüzyıllar boyunca işlenmiş ve bir açıklanma yoluna doğru gidilmiştir. Türk Mitolojisi ise, hiç el atılmamış, üzerinde düşünülmemiş ve hatta birçoklarımızın, varlığına bile inanmadığımız bir konudur. Bunun içindir ki, bizden önce söylenmiş ve görülmüş gerçekleri de gözönünde tutarak, kendimize bir metod ve ışık aramak zorundayız.</p>
<p>Türk mitolojisinde, &#8220;Türk töresi&#8221; ne uymadığı gerekçesi ile, baba öldürme olayları yer alıyorlardı&#8221;:</p>
<p>Ortaasya&#8217;da söylene gelen efsanelerde büyük kahramanlara, insan üstü hususiyetler verilmek istenmişti. Oğuz Kağan Destanında da, bunun örneklerini pek çok görüyoruz. &#8220;Oğuz&#8217;un ayağı, ayı ayağı gibi; bileği ise, kurt bileğine benziyordu. Vucûdu, baştan aşağıya tüylerle örtülü idi. Annesinden doğar doğmaz, memeyi ağzına bir defa almış ve sütten bir yudum içtikten sonra da, annesine bir daha yanaşmamıştı. &#8220;Çiğ et yiyip, şarap istemeğe başlamıştı&#8221;. Aşağıda da söyleyeceğimiz gibi, &#8220;Türkler çiğ et yemezlerdi&#8221;. Ama korkunç bir kahraman, onlara göre, çiğ et de yiyebilirdi. Çünkü O, o kadar korkunç ve o kadar bahadır, bir kimse idi:</p>
<p>&#8220;Korkunç bir hakan olsun, çok büyük bir han olsun, &#8220;Babasını öldürsün, Türk Töresi korunsun&#8221;.</p>
<p>Ortaasya efsanelerinde, &#8220;Manas Han&#8217;ın oğlu Semetey doğmuş ve epeyde büyümüştü. Ama ona hiç kimse bir ad bulamamıştı. Günün birinde yurtta, ansızın &#8220;Gök sakallı &#8221; bir ihtiyar peyda olmuş ve Semetey-Han&#8217;ı kucağına alarak, O&#8217;na Semetey adını vermişti. Bundan sonra da bir şiir okumağa başlamıştı. Bu şiirin başında, &#8220;Semetey öyle büyük, öyle korkunç bir bahadır olacak ki, babasını bile öldürecek&#8221; diye söze başlanıyordu. Bu da, büyük bahadırlığın, bir hususiyeti idi. Çünkü, büyük bir kahraman gerekirse, babasına bile acımazdı ve öyle olması l&#8217;zımdı. Ama, Türk Mitolojisinde çok önemli bir nokta vardır. Bunu da, hiçbir zaman unutmamamız l&#8217;zımdır: &#8220;Ne Oğuz Kağan ve nede Mete, kendi öz ihtirasları için babalarını öldürmemişlerdi&#8221;. Babalarının öldürüşlerinin tek sebebi, onların &#8220;Türk töresine uymamış ve riayet etmemiş olmaları&#8221; idi. Çünkü Türk töresine göre taht, Mete&#8217;nin hakkı idi. Kendisi Baş-Hatun&#8217;dan, yani hükümdarın en asil hatunundan doğmuştu. Eski Türk töresine göre hükümdarlık, ancak onun hakkı olabilirdi. Halbuki, Mete&#8217;nin babasının yeni bir cariyesi araya girmişti. Babası zayıftı. Kadının tesirinde kalıyordu, &#8220;Töreyi unutuyor&#8221; ve asil olmayan bir çocuğu, onun yerine geçirmek istiyordu. Göktürk tarihinde, bunun örnekleri çoktur: Üçüncü Göktürk Kağanı Mohan Kağan&#8217;ın, çok değerli bir oğlu vardı. Savaşçılığı ve idaresi ile, Türkler arasında büyük bir ün yapmıştı. Ama annesi, birinci hatun değildi. Onun annesi de asil idi ama; asillik derecesi bir kağan doğurmak için yeterli görülmüyordu. Bu sebeple, Mohan Kağan&#8217;ın vasiyeti üzerine, kendi oğlu hükümdar olamamış ve yerine küçük kardeşi geçmişti. Hatta Mohan Kağan: Bir evl&#8217;tla baba arasındaki bağ, hiçbir şeyle mukayese edilemez. Ama ne yapayım ki aramızda bir de töre var&#8221;, şeklinde konuşmak zorunda kalmıştı.</p>
<p>&#8220;Oğul ile babanın, arasına girilmez,<br />
&#8220;Mayasıdır Hakanın, Türk Töresi geçilmez!&#8221;</p>
<p>Oğuz-Han&#8217;da babasını öldürmüştü. Türk cemiyeti, Oğuz-Han&#8217;ın babasını öldürmesini, doğru ve töreye uygun bir hareket olarak görüyordu. Çünkü babası, Hak dinini kabul etmemiş ve Tanrı yoluna girmemişti. Hatta Oğuz-Kağan destanları, Kara-Han&#8217;ın kendi oğlu Oğuz-Kağan tarafından öldürüldüğünü de söylemiyorlardı. Kara-Han, bilinmeyen bir yerden gelen, bir kılıç darbesi ile ölmüştü. Bazıları da, &#8220;Kimin attığı bilinmeyen bir ok Kara-Han&#8217;ın hayatına son vermiştir&#8221;, diyorlardı. Bütün bu sözleri altında yatan, bir istek ve bir eğilim görülüyordu. &#8220;Kara-Han&#8217;ı, oğlu Oğuz Kağan değil; yine Tanrı öldümüştü&#8221;. Kimden geldiği bilinmeyen bu kılıç darbesi veya ok, Tanrı tarafından atılmış ve Kara-Han da, bu yolla cezalandırılmıştı. Türk destanlarının hiçbiri, Oğuz Han&#8217;ın elini, baba kanına bulandırmıyorlardı. Mete&#8217;de öyle idi. Mete&#8217;nin bizzat kendisi, babasını öldürmemişti. Türklerde ordu, bir milletin sembolü ve gerçek varlığı idi. Mete&#8217;nin babasını öldüren oklar, ordu tarafından atılmıştı. Tuman-Han, binlerce ve hatta onbinlerce ok ile ölmüştü. Mete&#8217;nin babası, bütün bir milletin okları ile cezalandırılmış ve bu yolla da töre, yerine getirilmişti.</p>
<p>&#8220;Mete ile Oğuz&#8217;un, babaları yanılmış,<br />
&#8220;Tanrı vermiş cezayı, oğul yaptı sanılmış!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/mete-efsanesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençliğe Hitabe</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/genclige-hitabe/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/genclige-hitabe/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2010 17:02:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=280</guid>
		<description><![CDATA[GENÇLİĞE HİTABE Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti&#8217;ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet&#8217;i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GENÇLİĞE HİTABE</p>
<p>         Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti&#8217;ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.<br />
        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet&#8217;i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.<br />
         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!</p>
<p>                                                                                                    Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK<br />
20 Ekim 1927</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/genclige-hitabe/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vatan Millet toplist</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/vatan-millet-toplist/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/vatan-millet-toplist/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 00:27:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[Zirve100_Counter_Main(220953, 1); var wuser="xele", wbanner="11";]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- Zirve100 kodu baslangici --><br />
<script type="text/javascript" src="http://zirve100.com/CounterV4.js"></script><br />
<script type="text/javascript">Zirve100_Counter_Main(220953, 1);</script><br />
<!-- Zirve100 kodu sonu --><br />
<a href="http://www.webservis.gen.tr"  target="_blank"><br />
<img src=http://logo.webservis.gen.tr/logo/11.gif alt="site ekle" border="0"></a><br />
<script language="javascript"> var  wuser="xele", wbanner="11";</script></p>
<p><script language="javascript" src="http://logo.webservis.gen.tr/web.js"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/vatan-millet-toplist/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdogan vatan millet sakarya</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/erdogan-vatan-millet-sakarya/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/erdogan-vatan-millet-sakarya/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 17:34:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=248</guid>
		<description><![CDATA[Anafartalar Muharebesi`nin 93. yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale`de tören düzenlenirken bir mesaj yayımlayan Başbakan Erdoğan da, &#8220;Çanakkale Savaşlarında&#8230; Anafartalar Muharebesi`nin 93. yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale`de tören düzenlenirken bir mesaj yayımlayan Başbakan Erdoğan da, &#8220;Çanakkale Savaşlarında.. Anafartalar Muharebesi`nin 93. yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale`de tören düzenlenirken bir mesaj yayımlayan Başbakan Erdoğan da, &#8220;Çanakkale Savaşlarında, düşmana `Çanakkale geçilmez` dedirten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anafartalar Muharebesi`nin 93. yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale`de tören düzenlenirken bir mesaj yayımlayan Başbakan Erdoğan da, &#8220;Çanakkale Savaşlarında&#8230;	</p>
<p>Anafartalar Muharebesi`nin 93. yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale`de tören düzenlenirken bir mesaj yayımlayan Başbakan Erdoğan da, &#8220;Çanakkale Savaşlarında..</p>
<p>Anafartalar Muharebesi`nin 93. yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale`de tören düzenlenirken bir mesaj yayımlayan Başbakan Erdoğan da, &#8220;Çanakkale Savaşlarında, düşmana `Çanakkale geçilmez` dedirten o eşsiz kahramanlığın kaynağı da işte bu azim ve inançtır&#8220; dedi. Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:`Anafartalar grubu komutanı Gazi Atatürk`ün askeri dehası, milletimizin azim, inanç ve şuuruyla, bu zaferler üzerinde yükselen cumhuriyetimizin aydınlık geleceğine güvenle bakıyoruz. Milletçe gönül birliğiyle bu mücadele ruhunu canlı tutmaya, cephede kanla yazılan bu destanı nesilden nesile aktararak yaşatmaya devam edeceğiz. Anafartalar Zaferi`nin yıl dönümünü kutluyor, başta Gazi Kemal Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını rahmet ve saygıyla anıyorum` (HABER MERKEZİ)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/erdogan-vatan-millet-sakarya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale&#8217;de Ölüm</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/canakkalede-olum/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/canakkalede-olum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 17:11:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri Çanakkale&#8217;de Ölüm Sen ölüm, Evlerde pissin ama, Dağlarda iğrençsin. Sen ölüm, Birinin adı silinir de, Adın geçer ancak. Sen ölüm, Eli tutmaz olur da, gözü görmez olur da Tutarsın, görürsün oralarda ancak. Sen ölüm, Ülkelerde kötüsün ya Ülkelerarası daha çirkinsin. Sen ölüm, Sayrılıklardan sonra gelirsin peki, Şu dev gibi, şu dipdiri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri</p>
<p>Çanakkale&#8217;de Ölüm<br />
Sen ölüm,<br />
Evlerde pissin ama,<br />
Dağlarda iğrençsin.</p>
<p>Sen ölüm,<br />
Birinin adı silinir de,<br />
Adın geçer ancak.</p>
<p>Sen ölüm,<br />
Eli tutmaz olur da, gözü görmez olur da<br />
Tutarsın, görürsün oralarda ancak.</p>
<p>Sen ölüm,<br />
Ülkelerde kötüsün ya<br />
Ülkelerarası daha çirkinsin.</p>
<p>Sen ölüm,<br />
Sayrılıklardan sonra gelirsin peki,<br />
Şu dev gibi, şu dipdiri gençlerle işin nedir?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/canakkalede-olum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vatan Sozleri</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/vatan-sozleri/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/vatan-sozleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 16:53:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan Hakkinda sozler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[Bir Yerin Adına Denince Türk ülkesi, Gözüm Bayrak Arar, Kulağım Ezan Sesi! Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Vatan eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak, bin defa ölürüm de adına leke sürdürmem. Gururdur, namustur bayrak ve sancak, Aksa da kanım korkma; haini güldürmem! Turkiyem benim biricik sevgilim soyle senden baska kimim var [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Yerin Adına Denince Türk ülkesi, Gözüm Bayrak Arar, Kulağım Ezan Sesi!</p>
<p>Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Vatan eğer uğrunda ölen varsa vatandır.</p>
<p>Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak, bin defa ölürüm de adına leke sürdürmem. Gururdur, namustur bayrak ve sancak, Aksa da kanım korkma; haini güldürmem!</p>
<p>Turkiyem benim biricik sevgilim soyle senden baska kimim var benim seninle aglarim seninle gulerim soyle senden baska kimim var benim</p>
<p>Tarihim, Şerefim, Şiirim, Her şeyim Yer yüzünde yer beğen nereye dikilmek istersen söyle, seni oraya dikeyim! TÜRKİYEM</p>
<p>Denildimi bir yerin adına Türk beldesi, gözüm al bayrak arar kulağım ezan sesi..</p>
<p>Sen Mustafa Kemal’sin! Alın terim, göznurum! Sen ölümsüz en yüce Türk! Sevincim, kuvancım, onurum… Sen yeni Türkiye’nin ilk mimarı Ilk harcı karan Çatıyı ilk atansın Sen ilk öğretmen Baş kumandan Ulu önder Şavkı yarınlara vuransın. Çarpan yürek, akan kansın Sana nasıl sesleneyim? Sen baştan başa Vatansın…</p>
<p>Sahipsiz vatanın batması haktır,sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır..!</p>
<p>Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,uğrunda ölen varsa o toprak vatandır!</p>
<p>Bir sevdasın Türkiyem..!!</p>
<p>Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder&#8230; Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık. Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı&#8230; Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim ! ARİF NİHAT ASYA</p>
<p>Delinse yer ,çökse gök ,yansa kül olsa dört yan, Yüce dilege dogru yine yürürüz yayan. Yildirimdan, tipiden ,kasirgadan ,yilmayan, Ölümlerle eylenen tunç yürekli Türkleriz..</p>
<p>Toprağı her nerede olursa olsun TANRI TÜRK&#8217;ü korusun ve yüceltsin.</p>
<p>Bu ülkenin sahipleri yalnızca bu ülkeyi karsılıksız sevebilenlerdir&#8230;</p>
<p>Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/vatan-sozleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bende Vardir Vatan Sevgisi</title>
		<link>http://www.eyvatan.com/bende-vardir-vatan-sevgisi/</link>
		<comments>http://www.eyvatan.com/bende-vardir-vatan-sevgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 13:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eyvatan]]></category>
		<category><![CDATA[Siir]]></category>
		<category><![CDATA[Siirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyvatan.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Bu vatan sevdası ateşi bende de sönmez, Vatanın bölünme kaygısı bende de gitmez, Düşmanın oyunu bu vatan için ebedi bitmez, Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı. Eski oyunlar aynı sahneler aynı, Tiyatro başladı başroller aynı, Her gün farklı bir görüş bombalanıyor yerle bir, Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı, Dün bombaladılar ülkü ocağını, Ardından bombaladılar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left">Bu vatan sevdası ateşi bende de sönmez,<br />
Vatanın bölünme kaygısı bende de gitmez,<br />
Düşmanın oyunu bu vatan için ebedi bitmez,<br />
Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı.</p>
<p align="left">Eski oyunlar aynı sahneler aynı,<br />
Tiyatro başladı başroller aynı,<br />
Her gün farklı bir görüş bombalanıyor yerle bir,<br />
Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı,</p>
<p align="left">Dün bombaladılar ülkü ocağını,<br />
Ardından bombaladılar MHP binasını,<br />
Bugünde bombaladılar Cumhuriyet gazetesini,<br />
Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı,</p>
<p align="left">Gakkoş soruyor iyimi gidiyor?<br />
Vallahi iyi gitmiyor içim gidiyor,<br />
Ülkem yine kaoslara gidiyor,<br />
Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı,</p>
<p align="left">Bu oyunları oynayanları millet biliyor,<br />
Bu katiller milletlin sabrını mı sınıyor,<br />
Milli Şuura sahip herkes görüyor,<br />
Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı,</p>
<p align="left">Milletim bırakın sağı solu olun birlikte,<br />
Bütün oyunları bozarız buluşuruz düzlükte,<br />
Vatan bir, bayrak bir, dinimiz, kıblemiz birlikte,<br />
Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı,</p>
<p align="left">Halil derdin yine niye depreşti,<br />
Suat Atay toprağım, bilmeden yaramı deşti,<br />
İşte Dadaş, Gakkoş ile böyle söyleşti,<br />
İkimizde de vardır vatan sevgisi, vatan kaygısı<br />
<strong>Halil ÇOLAK<br />
Ankara 12 MAYIS 2006</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyvatan.com/bende-vardir-vatan-sevgisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

